Sağlık ve Diyet

Gıda Sektörünün Geleceği

‘Hiçbir şeyde eskiden aldığımız tat yok!’ 

Neredeyse bu cümleyi duymayan insan yoktur. Herkes bilhassa yaşlılar günümüzde yedikleri / içtikleri şeylerde eskiden aldıkları tadı, lezzeti bulamadığını söylüyor. Artık pazarlarda, marketlerde ‘Gübresiz, doğal, organik, katkısız’ kelimelerini hemen hemen her yiyeceğin başında görüyoruz. Kimisi doğru kimisi yanlış.. Doğaldır ki tüketiciler de böyle olduklarını düşündükleri ürünlere yöneliyorlar. Peki ya ne ara bu hale geldik? Gerçekten de eskilerin bahsettiği tat, koku yok mu?

Sanayi Devrimi ile başlayan nüfus patlaması haliyle artan gıda ihtiyacının da kapısını araladı. Daha çok talep daha çok üretimi tetikledi. Daha çok üretim ise hayatımıza suni gübre, faydası maksimize edilmiş tohumları, suni yemleri, vaktinden önce büyüyen hayvanları, GDO’lu ürünleri hayatımıza soktu. Artan tüketimi karşılayabilme ihtiyacı insan sağlığının önüne geçti.

Zamanla gıda sektöründeki bu yozlaşma uluslararası örgütlerin, çevrecilerin dikkatini çekti. Çeşitli önlemler alınmaya başlandı ancak hızla yayılan fast food sektörü, genetiği değiştirilmiş meyve- sebzeler, daha ucuz üretim daha çok kar anlayışı, yiyeceklerin ömrünün doğasına aykırı bir şekilde katkı maddeleriyle uzatılması, tatlandırıcılar gibi yeme alışkanlığımızı değiştiren faktörlerin önüne tam manasıyla geçilemedi. Geçilmesi de imkansız gibi duruyor.  Değişen yeme alışkanlıkları çeşitli sağlık sorunlarını da gündeme getirdi. Hızla artan obezite bunların en yaygın örneklerinden. Günümüzdeki obezite oranı 1975 yılına nazaran üç kat artmış gözüküyor. Bilim insanlarına göre ise 2025 yılında yani bundan tam altı yıl sonra dünyada her beş kişiden birinin obez olacağını söylüyor.

Herkesin gözlemleyebildiği bu tablo doğal olarak bizleri gıda sektörünün geleceği hakkında düşünmeye sevk ediyor.

Uzmanlara göre gelecek nesillerin sağlığı adına sağlığımızı tehdit eden her türlü gıda ürünün ve bunların imalatçılarının ortadan kaldırılması ve engellenmesi gerekiyor. Ürünlerin tüketiminin minimuma indirilmesi gerekiyor. İklim değişikliğinin tarım sektörü üzerindeki etkileri olabildiğince azaltılmalı. Dünyada her hafta yaklaşık bir milyon kişi hayata gözlerini açıyor. Artan bu nüfusun en sağlıklı şekilde nasıl beslenebileceği ise akıllara soru işareti getiriyor.

Yazar hakkında

Kyraphus

1 Yorum

  • Bu tür yazılarınızı çok severek okuyorum ama böyle konu konu değil de her şeyi içeren bu türde bir yazı eklerseniz sevinirim 🙂

Yorum yapmak ister misin ?